Ana içeriğe atla

Beykoz da Kaymak Donduran

İstanbul Beykoz' dan bir kaç sonbahar fotografı. Sarılar arasından yükselen genizi yakan keskin bir orman kokusu. Kestane ağaçlarından rüzgarla düşen , düştüğü gibi kabuğundan ayrılıp yuvarlanan kestaneler. Bir kaçını toplayıp yiyorsun. Tepeye doğru yürüyorsun. Ağaçlar sıklaşıyor tünele giriyormuş gibi hissediyorsun. Ağaçların arasından hışırtılar geliyor. İrkiliyorsun birden. Kestane toplayanlar.. Biraz ilerde , sarılar arasından çıkmış az önceki yağmur çiselemesiyle ıslanmış orman çileklerini görüyorsun. Sonu gelmiş yaprakların içinde yemyeşil capcanlı. Tek eksiği kırmızıları. Ama onuda hayal ediyorsun. Biraz daha ilerleyince Şirinler Köyünü hatırlatan mantalar. Bazıları o kadar uzun ki Şirinlerin gökdelenlerde yaşadığını hayal kurup gülüyorsun. Her adımında hışırdayan ezilen yapraklar eşlik ediyor sana, İstanbul' un içinde ama ondan gürültüsünden çok uzaktaymış gibi hissedip yenileniyorsun......









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yağmur, İstanbul ve Boğaz Köprüsü

Soğuk mevsiminde İstanbul' da yağmur eksik olmuyor.  Sahilde ufak ufak çiseleyen yağmur, Karadeniz' den gelen hafif ama soğuk rüzgarla birleşince, soğuk, bahar mevsimi olsa bile ben varım diyor. Buna rağman karşı yakadaki Ortaköy' ü , yan tarafta Köprü' yü izlemenin tadı paha biçilemez. Boğaz Köprüsü' nün ışıkları, yağmur ve sisle birleşince dahada yoğun ve çok görünüyor.

Kaş 4. Gün 30 Mart Çarşamba

Bugün gece çıkan karavida gördük. Yengeç gibi ıstakoz gibi birşey. Ayrıca mürende vardı bugünkü görüş menümüzde.. Renklerden anlaşılacağı üzere makinenin beyaz ayarını düzelttim. Renkler artık sadece maviden ibaret değil..

Kömür Limanı, Saros

Kömür Limanında kömür yok :) Eskiden bu küçük koydan kömür yüklendiği için adı böyle kalmış. Gelibolu' yu geçtikten 1 km sonra, yolun sağından görünmesi zor bir tabeladan giriş yaptıktan 12 km sonra, Fındıklı köyündeki okunamayan tabelanın sağından 6 km sonra ulaşılıyor. :))  Bu yüzden bilenlerin gittiği bir yer. Yol üzerinde bir çok çeşme var. O sıcakta kısa molalar vermek insanı gidişte de gelişte de rahatlatıyor. Yolun kenarındaki tarlalarda ise kırmızı gelincikler ekinlerin arasından fırlamış gel fotografımı çek diyor :)) Bu minik koyun su altındaki 20 metrelere inen duvarı, pek çok canlıyı barındırıyor üzerinde. Böcekten  mığrıya, mürenden gelincik balığına, türlü türlü tavşanlardan mercanlara, çeşitli türlerdeki deniz yıldızlarından çok sayıdaki iskorpite yuva olmuş duvardan sonra bayır aşağı inince 35 metrelerdeki orfoz yuvasına iniliyor. Çıkışta 3-4 metrelerde anemon ve ahtapot görmek kolay. Kömür limanında 3 yerden tüp temin etmek ve rehberlik hizmeti alma...