Ana içeriğe atla

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı, Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yeralıyor.
Kilisenin MS 375-395 tarihleri arasında inşa edilmiş. 14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Murat, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır.
18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir.  Bilinçsiz insanlarımız binyıllık eserlere isimlerini kazıyarak zarar vermişler ve vermeye devam etmektedirler. 


Sümela' ya Çıkerken




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yağmur, İstanbul ve Boğaz Köprüsü

Soğuk mevsiminde İstanbul' da yağmur eksik olmuyor.  Sahilde ufak ufak çiseleyen yağmur, Karadeniz' den gelen hafif ama soğuk rüzgarla birleşince, soğuk, bahar mevsimi olsa bile ben varım diyor. Buna rağman karşı yakadaki Ortaköy' ü , yan tarafta Köprü' yü izlemenin tadı paha biçilemez. Boğaz Köprüsü' nün ışıkları, yağmur ve sisle birleşince dahada yoğun ve çok görünüyor.

Kaş 4. Gün 30 Mart Çarşamba

Bugün gece çıkan karavida gördük. Yengeç gibi ıstakoz gibi birşey. Ayrıca mürende vardı bugünkü görüş menümüzde.. Renklerden anlaşılacağı üzere makinenin beyaz ayarını düzelttim. Renkler artık sadece maviden ibaret değil..

Kömür Limanı, Saros

Kömür Limanında kömür yok :) Eskiden bu küçük koydan kömür yüklendiği için adı böyle kalmış. Gelibolu' yu geçtikten 1 km sonra, yolun sağından görünmesi zor bir tabeladan giriş yaptıktan 12 km sonra, Fındıklı köyündeki okunamayan tabelanın sağından 6 km sonra ulaşılıyor. :))  Bu yüzden bilenlerin gittiği bir yer. Yol üzerinde bir çok çeşme var. O sıcakta kısa molalar vermek insanı gidişte de gelişte de rahatlatıyor. Yolun kenarındaki tarlalarda ise kırmızı gelincikler ekinlerin arasından fırlamış gel fotografımı çek diyor :)) Bu minik koyun su altındaki 20 metrelere inen duvarı, pek çok canlıyı barındırıyor üzerinde. Böcekten  mığrıya, mürenden gelincik balığına, türlü türlü tavşanlardan mercanlara, çeşitli türlerdeki deniz yıldızlarından çok sayıdaki iskorpite yuva olmuş duvardan sonra bayır aşağı inince 35 metrelerdeki orfoz yuvasına iniliyor. Çıkışta 3-4 metrelerde anemon ve ahtapot görmek kolay. Kömür limanında 3 yerden tüp temin etmek ve rehberlik hizmeti alma...