Ana içeriğe atla

HDR (High Dynamic Range )





Fotograftaki karanlık ile aydınlık yüzey arasındaki ışık farkı o fotoğrafın Dinamik Kademesini belirler. Fotograf Makinelerinin algılayıcılarının bir sınırı vardır. Karanlık ile aydınlık farkını bir düzeye kadar algılarlar. Onun için fotograflarda karanlık ile aydınlığın farklılığı çok fazla olamaz.


Fazlalaştırmanın iki yolu var. Birincisi ve en kolayı  HDR programları ile fotografı işlemek. Program dinamik kademeyi kendisi artırır. Bunun dezavantaşı fotografın kalitesini düşürmesidir. Noise çok fazla olur. Fotografı büyütünce bozulmamının büyüklüğünü görmek mümkündür.


 İkincisi ve diğerine göre biraz daha emek gerektireni; farklı miktarlarda fozlanmış 3 veya daha fazla fotografı birleştirilmesidir. Fotografların üç ayak  ve uzaktan kumanda ile çekilmesi önemlidir. Tüm çekilen fotograf karelerinin aynı olması gerekir ufak bir titreme istenilen sonuca ulaşmayı engeller. Fotograflar arasındaki tek fark pozlama miktarları olmalıdır. Nikon DSLR makinelerde BKT seçeneği buna yaramaktadır. Kaç kare çekileceği ne kadar poz farkı olması gerektiği önceden belirlenir ve size sadece düğmeye basmak kalır. Nikon' u Canon' un önene geçtiği özelliklerden biri budur.

Ben aşağıya ikinci yolla çekilmiş bir HDR koyacağım.  Tam 9 kareden oluşturulmuş tek bir kare. 9 kare ile aydınlıkların daha karanlık karanlıkların daha aydınlık çekilmesini sağladım. Konuyu daha iyi anlatmak için en alta çekilen birinci, beşinci ve dokuzuncu kareyi koyuyorum. 

9 Fotograftan Oluşan HDR









Birinci Kare





Beşinci Kare


Dokuzuncu Kare





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yağmur, İstanbul ve Boğaz Köprüsü

Soğuk mevsiminde İstanbul' da yağmur eksik olmuyor.  Sahilde ufak ufak çiseleyen yağmur, Karadeniz' den gelen hafif ama soğuk rüzgarla birleşince, soğuk, bahar mevsimi olsa bile ben varım diyor. Buna rağman karşı yakadaki Ortaköy' ü , yan tarafta Köprü' yü izlemenin tadı paha biçilemez. Boğaz Köprüsü' nün ışıkları, yağmur ve sisle birleşince dahada yoğun ve çok görünüyor.

Kaş 4. Gün 30 Mart Çarşamba

Bugün gece çıkan karavida gördük. Yengeç gibi ıstakoz gibi birşey. Ayrıca mürende vardı bugünkü görüş menümüzde.. Renklerden anlaşılacağı üzere makinenin beyaz ayarını düzelttim. Renkler artık sadece maviden ibaret değil..

Kömür Limanı, Saros

Kömür Limanında kömür yok :) Eskiden bu küçük koydan kömür yüklendiği için adı böyle kalmış. Gelibolu' yu geçtikten 1 km sonra, yolun sağından görünmesi zor bir tabeladan giriş yaptıktan 12 km sonra, Fındıklı köyündeki okunamayan tabelanın sağından 6 km sonra ulaşılıyor. :))  Bu yüzden bilenlerin gittiği bir yer. Yol üzerinde bir çok çeşme var. O sıcakta kısa molalar vermek insanı gidişte de gelişte de rahatlatıyor. Yolun kenarındaki tarlalarda ise kırmızı gelincikler ekinlerin arasından fırlamış gel fotografımı çek diyor :)) Bu minik koyun su altındaki 20 metrelere inen duvarı, pek çok canlıyı barındırıyor üzerinde. Böcekten  mığrıya, mürenden gelincik balığına, türlü türlü tavşanlardan mercanlara, çeşitli türlerdeki deniz yıldızlarından çok sayıdaki iskorpite yuva olmuş duvardan sonra bayır aşağı inince 35 metrelerdeki orfoz yuvasına iniliyor. Çıkışta 3-4 metrelerde anemon ve ahtapot görmek kolay. Kömür limanında 3 yerden tüp temin etmek ve rehberlik hizmeti alma...